16 Ekim 2008 Perşembe

ÖĞRENCİLERİMİN BULUNDUĞU SOSYAL KULÜPLER

ÇEVRE KORUMA KULÜBÜ

KÜLTÜR ve TABİAT VARLIKLARINI KORUMA ve OKUL İZCİ KULÜBÜ



SPOR KULÜBÜ




RESİM KULÜBÜ



TRAFİK GÜVENLİĞİ İLK YARDIM KULÜBÜ


SOSYAL DAYANIŞMA ve YARDIMLAŞMA KULÜBÜ




BİLİM FEN ve TEKNOLOJİ KULÜBÜ



MESLEK TANITMA KULÜBÜ




KÜLTÜR EDEBİYAT KULÜBÜ

YAYIN ve İLETİŞİM KULÜBÜ


KÜTÜPHANECİLİK KULÜBÜ



SİVİL SAVUNMA KULÜBÜ





SAĞLIK TEMİZLİK BESLENME KULÜBÜ



MÜZİK KULÜBÜ





15 Ekim 2008 Çarşamba

KENDİ KENDİNİN DOKTORU OLMAK!!!!!!!

Bugün 3. derse başlarken Necati Buğra'nın kolu dikkatimi çekti.





Kolu dirseğine yakın yerinden ıslak mendille sarılıydı. Ne olduğunu sorduğumda bana açık yüreklilikle buna kendisinin neden olduğunu, dikkatsizlik yaptığını söyledi.





Ama kendi kendisinin doktoru olmak buna denmez de neye denir????????



Necati Buğra ve sarılı kolu.


SINIFIMIZDAKİ ÇEKİRGE

Bugün 5. derse girerken Atacan elinde bir kutu içinde çekirge ile geldi. Çekirgenin adını "Zıp Zıp" koyduğunu, onu annesiyle beraber odasının penceresinde bulduklarını söyledi. Tabi sınıfta bir karmaşa. "Öğretmenim onu sınıfa salalım" diyenler mi ararsınız, "Öğretmenim onu bırakalım da zıplasın" diyenler mi ararsınız?




Neyse Atacan Zıp Zıp'ı çok sevdi. Derste onunla ilgilenmeye başladı. Baktım çekirgenin hareketleri yavaşlamaya başladı. Plastik kutunun üzerinde toplu iğneyle delikler açıp hava almasını sağladık. Atacan Zıp Zıp'ı beslemekten bahsediyor. Zıp Zıp'ın da bir canlı olduğu, onun da havaya ihtiyacı olduğu, yaşamak için doğal bir ortama ihtiyacı olduğu üzerinde konuşup Atacan'ı Zıp Zıp'ı bırakması konusunda ikna ettim.




Atacan Zıp Zıp'ı okulun bahçesine bırakmaya ikna oldu. Atacan onu doğal ortamına bıraktı. Ama sınıfa dönünce bizimki Zıp Zıp'a ne kadar alıştığından bahsetmeye başladı.




Atacan'ın dikkatini başka bir yere çektik de unuttu. Yoksa duygusal olarak bağlanacaktı Zıp Zıp'a. Espri yeteneği de gelişmiş: "Öğretmenim zaten kokuyordu. Kertenkele mi yemiş? Kurbağa mı kemirmiş?" demeye başladı bizimki.




Atacan'ın meraklı olması hoşuma gitti. Belki bu özelliği onunu daha sonra seçeceği mesleğini belirleyecek.
İşte Atacan'ın Zıp Zıp'ı.

11 Ekim 2008 Cumartesi

SINIFIMIZA POLİS AMCA GELDİ!!!!


5. Dersten çıkarken öğrencilerime bir sürprizim olduğunu söyledim öğrencilerime. Bir sürü tahmin tabi ki .



Necati ve babası.


Türkçe dersinden Trafik konulu bir metin işledik. Daha etkili olması için Necati'nin polis olan babasını sınıfa davet edip konuyu bize anlatması için annesine telefon ettim. Kırmayıp Necati'nin babası ve bir polis memuru olan arkadaşı bugün sınıfımıza geldiler.


Polis Amcaları öğrencilerime trafik ışıklarını,


trafik kurallarını, servise binip inme gibi konuları anlattı.




Gelirken bize trafik işaret levhası afişi de getirmişlerdi. Polis Amca trafik levhalarından da bahsetti.




Öğrencilerim büyük bir dikkat ve merakla dinlediler anlatılanları.



Sormak istedikleri soruları sordular.



İşin en eğlenceli kısmı Necati'nin babasının öğrencilerime küçük hediyeler getirmesiydi. Hepsinin de çok hoşuna gitti bu bonibon olayı!



Ders sonunda bir hatıra fotoğrafı çektim. Trafik Haftası'nda tekrar buluşmak üzere teşekkür ederek misafirlerimizi yolcu ettik sınıfımızdan.


Ayrıca Necati'ye de teşekkür ediyorum. Bu olayın gerçekleşmesinde çok emek harcadı. Sorumluluğunu unutmadı ve iletişimi sağladı. Aferin sana Necati sana güvenebileceğimi biliyordum. Aldığın görevi çok güzel yerine getirdin!!!


SINIF TEMSİLCİMİZ PROPAGANDAYA BAŞLADI!!!

Sınıf temsilcisi olarak sınıfımızdan Yusuf Ahmet ALICI seçildi.



Bugünden itibaren okul temsilciliği için sınıf temsilcimiz propagandaya başladı.

10 Ekim 2008 Cuma

ONLUK TABAN BLOKLARI İLE TOPLAMA İŞLEMİ YAPTIK!




Bu gün 3 basamaklı doğa sayılarda eldeli toplama işlemine geçtik. Kitabımızdaki etkinlik için dramatize çalışması yaptık. Berra, Fatma oldu. Atacan da Mustafa oldu. Fatma ve Mustafa'nın okulu basketbol maçı yapacaktı. Fatma'nın okulundan 384, Mustafa'nın okulundan da 234 seyirci vardı. Toplam kaç seyirci olur? Diye bir problem vardı.












Berra ve Atacan kendi seyircilerini onluk taban bloklarıyla gösterdiler. Toplama işlemini yaptılar. Eldeleri onluk taban bloklarıyla daha iyi gördüler. Çok hoşlarına gitti.





6 Ekim 2008 Pazartesi

ÖRÜNTÜ YAPTIK!





Bugün Matematik dersinden örüntü yapacağımızı söyledim öğrencilerime. Örüntüyü bildiklerini ve çok sevdiklerini söylediler. Ben örüntü konusunu daha da eğlenceli bir şekilde işleyeceğimizi söyleyince bayağı heyecanlandılar. Tahtaya örüntü kartlarını yapıştırdım. Örüntüyü hep beraber bulduk. Örüntünün devamını bulanlara birer hediyem olduğunu söyleyince hepsi de ödülü almak için nasıl davranmaları gerektiğini bildiklerinden hemen beklemeye başladılar. Önce Tuğba Özen kalktı ve başarıyla örüntünün devamını getirdi. Hediyesin olan nazar boncuğunu aldı. Ardından Murat örüntünün devamını getirdi ve örüntümüz tamamlanmış oldu.




İkinci örüntüye geçtik. Hediye nazar boncuklarını görünce bütün öğrenciler ikinci örüntüyü yapmak için sessizce beklemeye başladılar. İkinci örüntü geldi ve örüntüleri tamamlamak için önce tahtaya sınıfımıza bu sene gelen hemen uyum sağlayan Selahattin geldi. Büyük bir başarıyla örüntüyü çözdü ve ilk kartımızı yapıştırdı tahtaya. Daha sonra Zehra ikinci kartı yapıştırdı. En son örüntü kartımızı da Yusuf yapıştırdı tahtaya ve böylece ikinci örüntümüz de tamamlandı. Bu örüntü işini bayağı sevdiler. İşi biraz daha ileri götürüp asıl konumuz olan sayılarla örüntümüze geçtik. Zil çalınca bayağı üzüldüler. Eee her güzel şeyin bir sonu var tabi ki değil mi? Artık ertesi günü Matematik dersini bekleyecekler.