13 Mart 2009 Cuma

YETENEK GÜNÜ-KENDİNİ KEŞFETME GÜNÜ

Kazanım: Kaybetme veya başarısız olma olasılığını göze alarak, yenilikleri deneme cesareti gösterir ve bundan zevk alır.
Kariyer Bilinci Geliştirme: Çaba, gayret ve denemenin önemini fark eder.
Girişimcilik bilincini geliştirir.
Kazanım: Kişisel olarak gelişimine uygun amaçlar belirleyerek bu amaçlara ulaşmak için izleyeceği aşamaları planlar.
Kazanım: Amaçlarına ulaşabilmek için kişisel olarak çaba harcaması gerektiğini kabul eder ve karşılaşabileceği eleştirilere açık olur.


Bugün kelebeklerimin kendi yeteneklerini keşfetmelerini sağlamak için bir yetenek günü düzenledim. Bazıları zaten kendilerini biliyorlardı. Bu yüzden kurslara gidiyorlardı. Fakat bazıları henüz kendilerini keşfedememişlerdi. Örneğin yeteneğini sergilemek için sırası gelen kelebeğim, kendisinin herhangi bir yeteneğinin olmadığını, sunamayacağını söylediler.

Ben herkesin birşeylere yeteneğinin olduğunu, sadece kendilerini çok iyi tanımadıklarını söyledim, yardımcı oldum. Mesela, iyi şiir okuyabieceğini, iyi şarkı söyleyebileceğini, iyi taklit yapabileceğini söyledim. Denediler ve başarılı oldular. Kendilerini keşfettiler. Başka şeyler de denediler.

Mesela Necati'nin şiirleri şarkı gibi okuduğunu keşfettik. Ezgi ve Selin'in çok güzel şarkı söylediğini keşfettik. Metehan, Yusuf AVCİL, Emre ve Bilge'nin çok güzel hayvan taklidi yaptıklarını öğrendik. Onlar da tabi :)

Önce ben yeteneğimi sergiledim. Evden tenis raketimi getirmiştim. Birkaç tenis hareketi gösterdim. Çok hoşlarına gitti. Sonra da kelebeklerim sırayla yeteneklerini, eğilimlerini sergilediler bize...

Atacan güzel resim yapabiliyor. Bunun için okulumuzun resim kursuna devam ediyor. Yakında ebru sanatıyla yaptığı eserleri de gösterecek bize:)

Zeynep, Hazar Alperen ve Selahaddin. Zeynep diyor ki: "Sadece erkeklerin mi karateye yetenekleri var?"

Elif Aleyna iyi gitar çalabiliyor. Bunu daha da iyi yapabilmek için kurs alıyor.


Berra çok güzel resim yapabiliyor.

Bilge çok güzel hayvan taklitleri yapabiliyor.

Nimet oyun hamuru ile istediği nesneleri yapabiliyor.

Buğra, Yusuf Ahmet, Emirhan, Doğukan, Fatih, Volkan ve Emre iyi futbol oynayabiliyorlar.

Metehan çok güzel maymun taklidi yapabiliyor.

Melih, Tuğba KOCATÜRK, Berra ve Zehra çok güzel skeçler yazıp oynayabiliyorlar. Küçük yazarlarım ve oyuncularım benim.

Selin, Seher ve Ezgi çok güzel şarkı söylüyorlar.

Necati, Emre ve Yusuf AVCİL çok güzel hayvan taklitleri yapıyorlar.

Yusuf iyi gitar çalabiliyor.

Rabiya GENÇ'in ezberi çok kuvvetli. İstiklal Marşı'nın 10 kıtasını okuyabiliyor.

Rabia CEBECİ, Elif Aleyna, Tuğba ÖZEN ve Fatıma Zehra çok güzel şiir ve akrostiş yapabiliyorlar.

Melih gitar çalmak için uğraşıyor. Gitar çalmayı seviyor.

12 Mart 2009 Perşembe

ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA-DENİZİ ÖZLEYEN ÇOCUK ETKİNLİKLERİ

ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA

Kelebeklerimden, köyden şehre göç etmek isteyen bir aileye köylerini terk etmemeleri konusunda ikna edici bir konuşma yapmalarını/yazı yazmalarını istedim.

Kazanım: İkna edici konuşur. Günlük ilişkilerin gerektirdiği durumlara uygun konuşur. Deneyim ve anılarını anlatır.Yazılarında kendi yaşantısından ve günlük hayattan örnekler verir.

Lütfen şehre gitmeyin. Şehirde araba sesleri sizi rahatsız eder. Hem de o inşaat sesleri var ya çok rahatsız olursunuz. Lütfen gitmeyin! Şehirde yaşam savaşı veriyorlar. Hem köyde deniz var. Orada ne var ki? Hem balıkçı Mehmet ustayı özlersin. DOĞUKAN

Ahmet köyden ayrılma. Köyde denizin dalgalarıyla uyanıyorsun. Ama şehre gidersen deniz dalgalarıyla uyanamazsın. Kayıkların arkasında saklambaç oynayamazsın. Arkadaşın, komşuların olmaz. Ama köyde arkadaşın, komşuların var. Deniz dalgaları var. Şehrin havası, suyu yok. BERRA

Ne olur gitmeyin? Çünkü köyde teknelerin arasında oyun oynuyordu, denizin dalgalarıyla uyanması, okula giderken balıkçılara balık tutmaları için yardım ediyoruz. Eğer giderseniz buradaki mutluluklar biter. Üzüntüler başlar. Müdürünüzden izin alın. Bir şeyler yapsın da gitmeyin. Giderseniz çiçekler solar, renkler kaybolur, sevinçler üzüntüye dönüşür. FATIMA ZEHRA

Köyünüzü bırakmayı. Çünkü şunları özlersiniz: Denizi, kayıkların arasında saklambaç oynamayı, dalgaları ve sabahları dalga sesiyle uyanamazsınız. Hele de çayırları. Şehirde hastane, büyük işyerleri, okullar büyük ama güzel değiller. Siz burada kalın. Burası çoooook güzel. Orası kötü. Ben bile burada durmak istemiyorum. Orayı sev! SELİN

Kentte başınıza ne geleceğini biliyor musunuz? Orada insanlar çocukları kaçırıp, büyükleri öldürüyorlar. Orada başınıza bir şey gelebilir. Hem burası sakin. Orada güzel arkadaşlık yok. Ama burada dostluk var. ZEHRA

Şehirde bazı tehlikeler var. Hem Kemal şehri bilmediği için kaybolabilir. Köyde deniz kıyısında bir evi olması için can atan insanlar varken, siz niye bu canım manzaradan mahrum kalasınız ki? Burada Kemal'i bağlayan çok şey var. Mesela evi, öğretmeni ve arkadaşları. Köyün suları tertemiz ama şehrin suları klorlu olduğu için Kemal zehirlenebilir. Kemal burayı çok seviyor. Buradan ayrılırsa hayattan kesilir. Hayalleri alt üst olur. Hiç bir şey buradaki gibi olmayacak. Boşu boşuna düzeniniz bozulacak. Borçlarınızdan dolayı strese gireceksiniz. Depremlerden dolayı siz de zarar göreceksiniz. Çamaşır makinesiydi, bulaşık makinesiydi, saç kurutma makinesiydi, kalemiydi, silgisiydi ooooo bir sürü masraf. Her şeye sıfırdan başlayacakınız. Belki buradaki komşuluğunuz gibi komşuluğunuz da olmayacak. Kemal bu durumdan en çok zarar gören kişi olacak. Akrabalarınızdan ayrılabilecek misiniz? Herkese çoook yazık olacak. Bence şehre gitmemelisiniz. TUĞBA KOCATÜRK

Lütfen bu köyü bırakıp şehre gitmeyin. Gitmemek için pek çok nedeniniz var. İşte bazılarını söylüyorum: Yeşil çimenlikler, çiçekler ve buradaki gibi meyve ağaçları. YUSUF AVCİL

Köy çok şirin, şehir çok kaba ve büyük. Ahmet daha küçük, çok büyük değil. Başına herşey gelebilir. Balkondan sarkıp balkondan aşağıya düşüp bacağını, kolunu kırabilir. Köy çok güvenli, evler müstakil. Köyde ne güzel deniz havası var, ne güzel! Şehirde ise fabrikaların dumanları iğrenç. Hiç arkadaş yok, herkes kendi odasında ne kötü! Köyde herkes beraber ne güzel! ZAFER
Ali'ciğim lütfen köyden ayrılma. Bak senin en çok sevdiğin deniz, sen buradan ayrılırsan seni çok özleyecek. Bu mutlu köyden ayrılmayın. Okuldakiler seni çok özleyecek. Meryem Teyze lütfen ayrılmayın. Mehmet Amca lütfen ayrılmayın! NECATİ

NE OLUR ŞEHRE GELMEYİN!

Ne olur şehre gelmeyin. Oğlunuz belki burada uyum sağlayamayıp derslerini iyi yapamaz. Arkadaşlarıyla iyi geçinemez. Buralarda deniz yok. Burada deniz olmadığı için Ahmet dalgalarla savaşan balıkları göremez. Burada denizin dalga sesleriyel uyanırsıız. Hem hep tayini çıkan şehre gitmek zorunda değil ki! İptal ettirirsiniz. Hem bir de oradakileri düşünün. Siz gittiğiniz için ne kadar üzülürler. Her gün belki de siz gittiğiniz içi ağlıyor da olabilirler. Ne olur şehre gelmeyin. Orada mutlu olursunuz. Oradakiler çok mutlu olur. Kasaba veya köyünüze geri dönün! RABİYA GENÇ

Şehirde hırsızlar var. Orada deniz olmayacak. Lütfen şehre gitmeyin. AHMET FURKAN

Ahmet köyden sakın ayrılma! Köyde nefis balıklar var. Ama şehirde balıklar lezzetli değil. O köyde ayrılma. Herkesin sana ihtiyacı var! EMRE

Eğer siz burada kalırsanız çocuklarınız çok sevinecek. Fakat siz şehirde yaşamayı tercih ettiniz. çocuklarınız içi bu durum çok zor bir durum. Çünkü bu çocuklar burada yaşamaya alıştı. Bu okuldan, arkadaşlarından, öğretmenlerinden nasıl ayrılacaklar? Siz burada kalın! Bu köyün güzelliklerini nasıl bırakacaksınız? Güzel ağaçları, güzel çiçekleri, güzel havayı unutacak mısınız? Siz bir şehre alışkın değilsiniz. Siz şehirde yapamazsınız. Siz arkadaşlarınızdan, komşularınızdan ayrı kalamazsınız. Köy sizin gerçek eviniz. Sizin tüm anılarınız burada geçti. Tüm üzüntüler, tüm mutluluklarınız burada oldu. Siz geri dönün. Arkadaşlarınızı, komşularınızı üzmeyin!
Orda bir köy var uzakta
Görmesek de, gezmesek de
O köy bizim köyümüzdür. TUĞBA ÖZEN

Neden gidiyorsunuz? Temiz hava, bol gıda, sebze, meyve varken gitmeyin! Lütfen! Burada sizi seven insanlar var. Orada yüksek katlarda çocuğun midesi bulanır. Kusar. Hadi kalın! MURAT

Bu köyden gitmeyin. Giderseniz aileniz hiç mutlu olmaz. BUĞRA

Müzik dersinde aşağıdaki şarkıyı hep beraber söyledik.

ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA

Orda bir köy var uzakta
O köy bizim köyümüzdür
Gezmesek de tozmasak da
O köy bizim köyümüzdür

Orda bir ev var uzakta
O ev bizim evimizdir
Yatmasak da kalkmasak da
O ev bizim evimizdir

Orda bir dağ var uzakta
O dağ bizim dağımızdır
İnmesek de çıkmasak da
O dağ bizim dağımızdır

Orda bir ses var uzakta
O ses bizim sesimizdir
Duymasak da tınmasak da
O ses bizim sesimizdir

Orda bir yol var uzakta
O yol bizim yolumuzdur
Dönmesek de varmasak da
O yol bizim yolumuzdur

11 Mart 2009 Çarşamba

FARKLI YERLERDEKİ-KUTUP-YERLEŞİM YERLERİNİN ÖZELLİKLERİ-DENİZİ ÖZLEYEN ÇOCUK ETKİNLİKLERİ

Dün penguenlerimizi yapmaya başlamıştık kelebeklerimle.
Ben bir iglu yapmaya başlamıştım ama zamanımız yetmemişti. Hazar Alperen'in annesine gönderdim. O tamamlayıp bugün göndermiş.



Bir saksıyı ters çevirdik. Kapısını açtık. Saksıyı yuvarlamak için Necati'nin annesinden istediğimiz gazlı bezle sardık. Alperen'in annesi ve halası da kesme şekerleri sıvı yapıştırıcıyla yapıştırdı.
Malzemeler: Boş tuvalet kağıdı rulosu, siyah, beyaz ve turuncu elişi kağıdı, makas, yapıştırıcı, kesme şeker, gazlı bez, saksı.

10 Mart 2009 Salı

EĞLENCE PROGRAMI ETKİNLİĞİ

Kazanım: Ailesiyle birlikte eğlenmenin aile bireylerine katkılarını açıklar, bunun için planlar yapar ve planıyla ilgili düşüncelerini etkili bir biçimde sunar.

Kazanım: Ailesiyle katıldığı özel gün kutlamalarında mizahı kullanır.


Hayat Bilgisi çalışma kitabımız (S.96 4. yönerge) kelebeklerimden bir özel günü kutlama hazırlıkları yapmalarını istemişti. Bu hazırlıklar sırasında kutlamaya katılacak konuklar için bir davetiye hazırlamaları gerekiyordu. Kelebeklerim de hazırlamışlar:




9 Mart 2009 Pazartesi

DENİZİ ÖZLEYEN ÇOCUK ETKİNLİKLERİ

Denizi Özleyen Çocuk etkinliklerimizden biri kelebeklerimin şu soruyu yanıtlamalarını istiyordu
Ahmet sizin sınıfınıza gelseydi ona nasıl davranırdınız?

İşte kelebeklerimin cevapları:

Ona üzülme, belki yine oraya gidersiniz, derdim. Hayatına devam et, derdim. Orayı unutmalısın, yoksa çok fazla acı çekersin, derdim. Bence, orada mutlu olduğun gibi burada da mutlu olmalısın. Köyde varolanlar burada olmayabilir ama burası da güzel. Mutlu olmalısın yoksa daha da üzülürsün, derdim. Buraları da köy kadar güzel, derdim. RABİYA GENÇ

Üzülme, biz arkadaşlarınla sana yardım edebiliriz. BİLGE KAAN

Ona buranın kendi okulunun yerini tutmadığını ama burada yeni arkadaşlar edineceğini söylerim. TUĞBA ÖZEN

Neden geldiğini sorup, hikayesini dinlerdim. Ona yardım ederdim. Onu severdim. MURAT

Ona yapamadığı derslerde yardım ederdim. Oynamak istiyorsa oynardım. NİMET

Köyünü ve eski okulundaki arkadaşlarını özlemiş olabilir. EZGİ

Ona iyi davranırdım. Onunla arkadaş olurdum. Ona ihtiyacı olan ders araçlarını verirdim. SELİN

Herşeyi paylaşırdım onunla. EMİRHAN

Arkadaşlarını unutturmamaya çalışırdım. Ona arkadaşlarını hatırlatırdım. DOĞUKAN

Ahmet gittiği yerde denizin dalgalarıyla uyanmadığı için, artık denizde yüzmediği için derslerini yapıyordur ve canı çok sıkılıyordu. SEHER

Onunla oyun oynarım. Ona yardım ederim. Ona derslerinde yardımcı olurum. Onunla aynı sırada oturmaya çalışırım. AHMET FURKAN

Üzgün olabilir. HALİL MELİH

Kalemi, silgisi olmadığında benden istediğinde verirdim. Bizim sınıfa geldiğinde, hoşgeldin, derdim. Onunla arkadaş olurdum. Onunla da oynardım, onunla da gezerdim. O birşey istediğinde verirdim. Ona hiç kıyamazdım. METEHAN


Milli Eğitim Bakanlığı'na mektup yollar, babasının tayininin Ahmet'in eski yaşadıkları köye çıkması üzerinde istekte bulunurdum. Ya da Milli Eğitim Bakanı'nın yanına gider ona Ahmet'in babasının tayininin köylerine çıkmasını isterdim. Ahmet'in köyünü çok özlediğini ve oraya gitmesi gerektiğini söylerdim. HAZAR ALPEREN

İlkönce onunla konuşurdum. Derdim ki: "Seninle bir maket deniz yapalım. Aynen gerçek deniz gibi olsun. Ona bak, denize özlemini gider." ZAFER

Onun en yakın arkadaşı olurdum. Onu arkadaşlarımla tanıştırırdım. Onu futbol takımına alırdım. Ahmet'i öğretmenimden izin alıp yanıma oturturdum. Onunla arkadaşlık yapardım. Evimi gösterirdim. SELAHADDİN

Ona çoooook iyi davranırım. Onu hoş tutmaya ve onun köye gitmesi için elimden geleni yapar, onunla iyi geçinirım. YUSUF AHMET

Evet, Ahmet'e yardım ederdim. ELİF ALEYNA

Kalemi yoksa kalem verirdim. Silgisi yoksa silgi verirdim. BUĞRA BATUHAN

Tuvalete gitmek istediğinde ona yardım ederdim. NECATİ BUĞRA

Hoşgeldin Ahmet, derdim. Okulumuzu, sınıfımızı gezdirirdim. Arkadaşlarımı tanıştırırdım. Tek tek okulumuzun öğretmenleriyle tanıştırırdım. Sınıfımıza alışana kadar her teneffüs Ahmet'in yanında olurdum. TUĞBA KOCATÜRK

Yediğim yiyeceklerden ona da verirdim. Herşeyimi paylaşırdım. Onun en iyi dostu olurdum. Evime davet ederdim. FATIMA ZEHRA

Ona en iyi şekilde yardım ederdim. ATACAN

Ona köydeki arkadaşları gibi davranırdım ki köyünde öğrendiği gibi arkadaşları olsun ve üzülmesin diye yardım ederdim. ZEHRA

Ona haydi gel, oyun oynayalım, derdim. VOLKAN

Onu denize götürürdüm. EMRE

Onunla iyi arkadaş olurdum. Onunla herşeyi paylaşırdım. RABİA CEBECİ

8 Mart 2009 Pazar

FARKLI YERLERDEKİ (KUTUP, EKVATOR VE DAĞ KÖYLERİ) YERLEŞİM YERLERİNİN ÖZELLİKLERİ-DENİZİ ÖZLEYEN ÇOCUK ETKİNLİKLERİ

Kelebeklerime farklı yerlerdeki kutup, ekvator ve dağ köylerindeki yerleşim yerlerini araştırmalarını söylemiştim. İşte araştırmalarının sonuçları:

KUTUP çevresinde aşırı soğuklardan dolayı yaşam çok zordur. Bu yüzden kutuplarda yaşam bulunmazken ancak buralara yakın karalarda sınırlı sayıda insan yaşayabilmektedir. Bu bölgelerde aşırı soğuktan dolayı toprak yıl boyunca don halindedir. İklim insanın beslenmesinden giyinmesine kadar birçok durumu etkilemektedir. Öyle ki burada insanlar genellikle karların üzerinde köpeklerin çektikleri kızaklarla ulaşımı sağlarken, tuttukları balıklarda en önemli besin maddelerini oluştururlar. İgloo (İglu) adı verilen kar ve buzdan yapılan konutlarda insanların yaşadığı evlere örnek olarak gösterilebilir.


















EKVATOR: Burada yaşayan insanlar kamış ve sazlardan yapılmış evlerini sıcak olduğu için yüksek yerlere kurarlar.
DAĞ KÖYLERİ: Dağlar soğuk olur. Burada yaşayan insanlar soğuktan korunabilmek için taş ve kerpiçten yapılmış evlerde yaşarlar.

6 Mart 2009 Cuma

BENİM DENİZİM-DENİZİ ÖZLEYEN ÇOCUK ETKİNLİKLERİ

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Kazanımı: "Grup içinde duygu ve düşüncelerini paylaşır, grupla iş birliği yapar" kazanımıyla ilişkilendirerek "Benim Denizim" etkinliğini yaptırdım kelebeklerime.

Daha önceden kelebeklerim grup çalışmaları için 5 gruba ayrılmışlardı.
5 grup, 5 farklı denizlerini yaptılar. İşte kelebeklerimin denizleri: