22 Nisan 2010 Perşembe

DÜNYA'DA TEK OLAN ÇOCUK BAYRAMINI KUTLUYORUM....


23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI KUTLU OLSUN....

6 Ocak 2010 Çarşamba

12 AY ETKİNLİKLERİ (MEVSİMLER)


Bir gün ilkbaharla kış yolda karşılaşmışlar. Kış ilkbahara:
-Nereye gidiyorsun böyle?
-Senin geldiğin yere gidiyorum. İnsanlar beni çok özledi. Hele çocuklar daha da çok özlediler.
Kış, ilkbaharın bu sözlerine kızmış.
-Ne demek istiyorsun sen, demiş. İnsanlar beni sevmiyor mu?
İlkbahar:
-Sevmiyorlar ya! senin yüzünden insanlar üşüyor, demiş.

31 Aralık 2009 Perşembe

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN!!!



atarz9.gif

YENI YILINIZ KUTLU OLSUN


16 Aralık 2009 Çarşamba

BAŞARILI ANNE VE BABALAR



Anne ve babalar, çocuklarını eğitirken öncelikle gelişim evrelerini bilmeli ve çocuklarının içinde bulunduğu gelişim dönemini tanımalıdır. Başka bir deyişle, çocuklarını tanıyarak işe başlamalıdır. Aksi takdirde istenmedik sonuçlarla karşılaşabilirler.

Anne ve babalar, çocuklarının kendi modelleri olmadığı gibi, kardeşlerinden ve arkadaşlarından farklı, bağımsız, kendine özgü zeka ve kişilik özellikleri olan bir birey olduğu gerçeğinden hareket etmelidirler. Anne ve babanın çocuklarına, “uygun olan davranışı” ya da neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğretebilmeleri için, gerek kendi aralarında gerekse çocuklarına yönelttikleri davranışlarında dengeli, tutarlı ve kararlı olmaları gerekir.

Anne ve babaların her anlamda güvenilir bir çocuğa sahip olabilmeleri için, öncelikle kendilerine, sonra birbirlerine, ardından da çocuklarına güvenmeleri gerekir. Anne ve babalar çocuğundan yaşı ve yeteneklerine uygun isteklerde bulunmalı, çocuğu hayal kırıklığına uğratacak, yaşının üstünde beklentiler içine girmemelidirler. Çocuğun ilgi ve yeteneği, onun yönlendirilmesinde esas alınmalı, ana-babanın tutkuları dikkate alınmamalıdır. Anne-babalar öncelikle çocuğunu bağımsız bir birey olarak kabul eden, ona sevgi ile yaklaşan ve olumlu ilişki kurmaya çalışan kişiler olmalıdırlar. Bilinmelidir ki, sevgi temeline dayanan eğitim, sağlam ve başarılı eğitimdir. Anne-baba,soyut düzeyde uyarı yerine, somut düzeyde eylemi temel almalıdır. Anne-babalar öyle bir ortam hazırlamalıdır ki, çocuk sanki her zaman anne ve babası yanındaymış gibi kendini güvenli ve hiç yanında değilmiş gibi özgür hissetsin.

Böyle bir aile ortamı çocuğun kendine özgü anlayış ve düşüncesini ifade etme olanağı sağlar. Buna karşın sağlıksız bir aile, çocuğun nasıl algılaması, düşünmesi ve davranması gerektiğiyle ilgilenir. Çünkü bu ana-baba için, çocukları belirli bir kalıba sokmak, onu bağımsız olarak gelişmesinden daha önemlidir. Anne- baba, çocuğunun kişiliğine saygı duyan, benlik saygısı üstün kişiler olmalıdır ki, çocuklarının benlik saygısı da üstün olabilsin. Anne-babalar çocuklarını kendi kendini yönetebilen bireyler olarak yetiştirmek için gerekli sosyal ortamı hazırlamalıdırlar. Bunun için de aşırı koruyucu yaklaşımdan kaçınarak çocuğun kendi kendini yöneten bir birey olmasına fırsat verilmelidirler.

Kısacası, anne ve babalar, çocuğa sevgi veren, girişim yeteneğini ve özgüvenini kazanabilmesi için onu destekleyen kişiler olmalıdırlar. Çocuğa yeterli düzeyde desteğin sağlandığı bu ortamda anne-babanın sağladığı disiplin ve eğitimin nitelikleri şüphesiz ki olumlu olacaktır. Aşırı davranışları anlayışla karşılanmali ve yumuşak bir biçimde düzeltilmelidir. Böyle bir esnek ortamda çocuk, cesaretli ve topluma uyumlu bir insan olarak yetişir. Yaşamını yapıcı çabalar üstüne kurmayı öğrenir. İdeal anne-babayı tanıtmak zor olmakla beraber başarılı anne-babalar, çocuğunun ihtiyaçlarını sezen, onlara uygun yanıtlar veren, aşırı hoşgörülü veya katı olmayıp, çocuğa karşı esnek bir yaklaşım içinde olan, davranışlarında belirli bir kararlılık ve devamlılık sağlayan, karşı çıkmadan önce her zaman çocuğunun isteklerini dinleyen anne-babalardır.

Yine başarılı anne ve babalar, çocuğunun kendi kendisini denetlemesini ya da iç denetim demek olan ahlak gelişimine ortam hazırlayan, çocuktaki sorumluluk duygusunu geliştiren, olayların sonuçlarıyla onları başbaşa bırakan, onlara hak ve özgürlüklerinin sınırını öğreten, çocuklarına korku silahını çevirmeksizin, kendi kendilerini disipline eden ve düşüncelerini özgürce anlatabilen birer birey olarak yetişmelerine imkan hazırlayan kimselerdir.
www.atilakaldirim.tr.gg/

13 Aralık 2009 Pazar

EYVAH ÇOCUĞUM OKUMUYOR!!!


Eğer ki “çocuğum kitap okumuyor.” diyorsanız. Bunun sorumlusunu okulda yada çevrede aramanın çocuğunuza bir faydası yoktur. Çocuğun en büyük modeli anne ve babasıdır. Bu doğrultuda çocuğa okuma alışkanlığı kazandırmanın yolu, evde iyi bir gazete ve kitap okuyucusu olmaktan geçer. Ailelerin okumaya ayırdıkları zamanın ve çocuklarına okuma alışkanlığı kazandırmak için ne yaptıklarının araştırıldığında “Çocuklara okuma alışkanlığı kazındırmanın formülü” ortaya çıkar.

Yapılacak şeyler aslında çokta zor olmayan ve fazla emek istemeyen davranışlardır. Eğer çocuğunuzun iyi bir okuyucu olmasını istiyorsanız, her şeyi okuldan ve öğretmenden beklememelisiniz. Zaten böyle bir düşünce içerisine girmeniz problemi tek başına çözemez.

Yapacağınız basit ve yönlendirici davranışlarla çocuğunuzu iyi bir okuyucu yapabilirsiniz. Yeter ki isteyin. Aşağıda belirttiğim davranışları uygulamanız çocuğunuzun okumaya karşı olan ilgisini büyük olasılıkla yükseltecek ve okumanın kendisi için önemli bir davranış olduğunu anlayacaktır.

* Yüzyılın en büyük buluşlarından olan internetin hayatımızın her evresine girdiği şu zamanda haberleri internetten, yada televizyondan takip ediyor olsanız bile evinize mutlaka her gün ya da iki günde bir gazete almalısınız ki çocuğunuza iyi bir model olabilesiniz. Tabi ki sadece akşamları eve gazete getirmekte problemi çözmez. Çocuğunuz sizin gazete ve kitap okuduğunuzu görmelidir. Gazete ve kitap okuyan baba ve anne en iyi modeldir.

* Gazeteyi veya kitabınızı okurken çocuğunuz size soru yönelttiğinde, “Görmüyor musun meşgulüm bir şeyler okuyorum.” diyerek tepki göstermeyin. Bu davranış çocukta, “Babam gazete ve kitaplara benden daha çok önem veriyor.” düşüncesi uyandırır. Gazetenin ve kitapların kendisi ve babasının arasına girdiğini düşünerek gazeteye ve okumaya karşı çocuğunuzda olumsuz düşünceler oluşmasına neden olur.

* Gazete okurken çocuğunuzun ilgisini çekecek bir konu ya da fotoğraf bulmanız çocuğunuzun gazeteye ve kitaplara karşı ilgisini artıracaktır.

* Bir yere yada geziye giderken çantanıza kitabınızı koyun ve böylece kitaplara ne kadar önem verdiğinizi çocuğunuza gösterin. Baba ve annesinin yanlarında kitap taşımaları, ailesinin kitaba verdiği önemi çocuğa gösterir. “Babam ve annem kitap okuyorlarsa, okumak gerçektende yararlı bir şeydir.” düşüncesi çocukta oluşur ve okumaya başlar.

* Çocuğunuzla birlikte zaman geçirin ona değer verdiğinizi anlasın, ardından bir alışveriş merkezine veya kitapçıya gidiniz ve sadece bir kitap alarak ona hediye ediniz. Çocuk ailesinin kendisine çok değer verdiğini ve bu değer ölçüsünü göstermek için kitap aldıklarını görmesi kitabın çok değerli bir şey olduğu bilincini çocukta oluşturacaktır.

* Eğer mümkünse çocuklarınızla birlikte günün belli bir zamanı kitap okuyun. Düzenli yemek ve içmenin sağlığımız için önemi neyse, düzenli kitap okumanın da ruh sağlığımız ve bilgi düzeyimizin artması için o kadar önemli olduğu bilincini çocuklarınızda uyandırın.

* Çocuğunuzun bitirdiği kitabı, okuma alışkanlığı olmadığını bildiği bir arkadaşına vermesini önerin. Hem kendisinin kitap okumayan arkadaşlarından üstün ve farklı bir yönü olduğunu anlamasına hem de arkadaşlarının da kitap okumalarına neden olacaktır.

kaynak: http://www.atilakaldirim.tr.gg